Ana Sayfa


Ellah mı, Allah mı?

Bir tarafta ‘e’ harfi ile ‘Ellàh’ diye yazanlar ve telaffuz edenler, diğer tarafta ise bugüne kadar hep ‘a’ harfi ile yazılan ve telaffuz edilen ‘Allah’ lafzını kullananlar.  Acaba hangisi daha doğru ve isâbetli.. Geliniz bunu işin ehlinden öğrenelim.. Devâmını Oku…


Neden Allah’a, Tanrı Diye Hitâb Edilmez?


Allah’a tanrı denilebilir mi, denilemez mi? Şu zamanda birçok yazılı, görsel ve işitsel yayınlarda tanrı kelimesinin Allah (c.c.) yerine kullanıldığına şahid oluyoruz. ‘Tengri / Tanrı’ kelimesinden başlayarak yaptığımız tahlillerle birlikte, temâs ettiğimiz pek ehemmiyetli nüanslar ve eski Türklerin Gök Tanrı inancı ve Ebu Hanefi’nin (r.a.) bu konudaki beyânı ve nihâyetinde de ilgili ayetlerin ihtarıyla beraber, bu meselenin izahına dair yaptığımız mücmel bir çalışmadır. Devâmını Oku…

Abdulaziz Bayındır ve Avâneleri: Risâle-i Nûr’u Eleştiren Kâfir mi?


Risâle-i Nûr’u Eleştiren Hâin mi, Kâfir mi, Çarpılır mı? başlıklı bir video’yu, Abdulaziz Bayındır’ın avâneleri yayınlamışlar. Risâlelerde zikredilen ‘ilişenler’ ifâdesini, ‘eleştirenler’ diye dayatmalarına ve zannlar üzerine kurulu senaryolarına âyetler üzerinden verdiğimiz cevâblar ile birlikte, FETÖ ve Bedîüzzaman hezeyanlarını da izâh eden bir reddiyedir. Makâleyi Okumak için Tıklayınız

Ramazan Kurtoğlu’nun Said Nursi’ye İftirâsına Cevâbdır.


HaberTürk’te, Mehmet Akif Ersoy’un yönettiği “Nedir, Ne Değildir” programında Ramazan Kurtoğlu’nun Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine attığı iftiraya cevabdır.

Türkçe Ezân Mes’elesi ve Soner Yalçın ‘ın Yanlışları


Sözcü Gazetesi yazarlarından Soner Yalçın, Türkçe ezân mes’elesiyle ilgili bir yazı kaleme almış. Yazısındaki yanlışları göstermek ve hakîkatini izâh etmek maksadıyla bu makâle yazdık. Murâdımız; yazının tamâmına değil, yalnızca Türkçe Ezân mes’elesiyle ilgili olan ifâdelerine yer vermektir. Makâleyi Okumak için Tıklayınız

“İzâhât, Cemaati Şahsa Bağlar, Kitaba Bağlamaz” deniyor? -4

Sûal ve Cevâblar olarak kaleme alınmış olan bu bölümde, “İzâh edenlere nasıl güveneceğiz?”, “İzâh edenlerin izâhları, kendilerinin anladığıdır.. Neden onların anladıklarına hapsolalım?”, “Risâle-i Nûr’u her okuyan tamâmını anlamalı diye bir şey varmı ki, şerh ve izâh ile herkese anlatılmaya çalışılsın..”, “Şerh ve izâhı savunmak, Risâle-i Nûr’ların anlaşılmadığını iddiâ etmektir..”, “Sizi, Risâle-i Nûr’la başbaşa bırakmayan ve risâlelere gölge olanlarla takılmayın.”, “Risale-i Nûr’ları ders esnâsında izah etmek, Üstâd’ım sen sus da, ben konuşayım demektir.” … gibi daha birçok suâle verilen muhtasâr cevâbları içermektedir. Devâmını Oku…


“Sonra Gelecek O Mübârek Zât”

Bu eser ile esas maksadımız, Risâle-i Nûr içinde zikredilen “sonra gelecek o mübârek zâtı” mevzu-u bahis edilen mektûbların tamamı üzerinden anlamaya çalışmak ve hakkkındaki sâir ihbârâtlar ile bütünlük içinde mâhiyetini göstermeye çalışmaktır.

Şu zaman ve zeminde, “sonra gelecek o mübârek zât” ile ilgili ziyâdesiyle yorumlar, yazılar, isnâdlar, telkinler, fısıldamalar yapılıyor olup, ümmetin nazarını farklı yönlere ve istikâmete ve farklı şahıslara ve cemaatlere çevirmeye çalışanlara ve onlara da bilmeyerek tâbi olan kesretli bir nüfûsa da izâh ve cevâbdır.

Kitabımızın birinci baskısının satışları tükenmiştir. E-Kitap sitelerinde veya daha önce adreslerini yayınladığımız kitap evlerinin stok raflarında bulunabilir. Te’mîn edemeyen kardeşlerimiz olursa, ad-soyad ve açık adres bilgilerini bana göndermeleri hâlinde (ersinmiman@gmail.com eposta adresine), kendime ayırdığım sınırlı sayıdaki stoktan ücretsiz olarak göndereceğim…

Berâ-yı Ma’lûmat…