Andımız Metni Bir Hata mıydı?

 836 total views

 836 total views Hangi yönden ve hangi cihetten bakarsanız bakınız, içinde farklı kültür ve ırkları barındıran ve yeri geldiğinde memleket ve millet için topyekûn mücâdele veren ve bu farklılıklarla zenginleşen ve kuvvetleşen bir memleketin andının; ayrıştırıcı, ötekileştirici, diğer ırkları ve nesebleri görmezden gelici bir uslûb kullanması, -ne geçmişte, ne de şimdi- ideâl bir yönetici bilinciyle ve […]

Aldananlar ve Hocalık Kisvesi Altında Aldatanlar

 934 total views

 934 total views ‘ALDANANLAR ve HOCALIK KİSVESİ ALTINDA ALDATANLAR’ Bu yazıyı yazmama vesîle; tarafıma gönderilen bir dâvet mektûbudur. Ne vakittir bu gibi iddiâlarla ortaya çıkanlar nazarıma dokunuyor idi. Evet, zaman âhirzaman ve sahte hocalar yâhut aldanmış olanlar “biz hakîkiyiz” diye ortaya çıkıyor zirâ, şimdilerde zaman ve zemin de buna pek müsâit gidiyor. Bu asrın imtihânı şedîd […]

Kısas Haktır, İdâm için Referandum Yapılsın

 905 total views

 905 total views Hükm-ü Kur’ân’a muhâlefet, medeniyet değil, belki hakîki medeniyeti ve vicdân-ı umûmiyi terk etmektir.   يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِى الْقَتْلٰى اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰى فَمَنْ عُفِىَ لَهُ مِنْ اَخٖيهِ شَىْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍ ذٰلِكَ تَخْفٖيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَلٖيمٌ * […]

Bedîüzzaman’a vatan hâini diyen ‘hâindir’!

 945 total views

 945 total views Bedîüzzaman’a vatan hâini diyen ‘hâindir’! Bedîüzzaman Hazretlerinin hakkâniyetini savunmak üzerime borç olması hasebiyle kısadan kaleme alıyorum. Hâinlik isnâd eden hâinlere değil, millete arz ediyorum zirâ efkâr-ı âmmeyi aldatmamak lâzımdır.. Çocukluk yaşlarından itibâren kendisinde görülen fevkalâde şecaat ve İslâmiyete olan bağlılığı ve şarkta bütün İslâm ulemâsını ilzâm edecek bir ilmî vukûfiyeti, Bedîüzzaman Sâid Nûrsî […]

Müfterîler…

 955 total views

 955 total views Müfterîler… Bir fâsık Müslüman’ın dahi diline almaktan titrediğini, kaygısızca ve endişesizce dillerine alanları gördüğümüz vakit, hele hele bir de dîni eğitimlerini İlâhiyat gibi bir akademide tamamlayanlardan böylesi yalanlar ve iftirâlar geldiği vakit, hatırımıza şu geliyor: “Bir takım insanlar zuhûr edecek, onlar Kur’ân-ı Kerîm’i okuyacaklar, fakat Kur’ân-ı Kerîm onların gırtlaklarından aşağı geçmeyecek.” (Sahîh-i Buhârî, Kitâb’üt-Tevhîd) […]